Burdur, Burdur ilinin merkez ilçesidir. Burdur ili merkez ilçesi altı mahalleden oluşmaktadır. Akdeniz Bölgesi şehridir.
 
Eğitim
 
2007, 2008, 2009 yıllarında OKS ve SBS’de 1’nci, 2007 yılında ÖSS’de 7’nci, 2008 yılında 5’nci olmuştur.
 
İlde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı olarak 157 İlköğretim Okulu, 156 Anasınıfı, 8 Bağımsız Anaokulu, Ortaöğretimde; 17 Genel Lise, 26 Meslek Lisesi, 4 Anadolu Lisesi, 2 Anadolu Öğretmen lisesi,1 Sosyal Bilimler Lisesi ve 2 Fen Lisesi olmak üzere toplam 53 Lise, bulunmaktadır.
 
İldeki okullarda okul öncesinde 3495 öğrenci, 279 öğretmen, ilköğretim okullarında 28376 öğrenci, 1431 öğretmen, orta öğretimde 9919 öğrenci, 752 öğretmen, mevcuttur.
 
Sınıf başına düşen öğrenci sayısı: Okul öncesi 14, İlköğretim 17, Orta öğretim 18’dir.
 
İl’de okullaşma oranı: Okul öncesi % 49.33, ilköğretim % 99.20, ortaöğretim % 91.89, okur yazarlık oranı % 98’dir.
 
Öğretmen başına düşen öğrenci sayısı: Okul öncesi 14, ilköğretim 20, orta öğretim 13 öğrencidir.
 
İl merkezine yatılı olmak kaydıyla 1 Sosyal Bilimler Lisesinin, 1 Anadolu Güzel Sanatlar Lisesinin ve 1 Fen Lisesinin Bakanlık yatırımı olarak yapılması sağlanmalıdır.
 
İlköğretimde taşımalı sistem çerçevesinde, il genelinde, 210 okuldan 49 okula 7660 öğrenci taşınmaktadır.

Burdur Valiliği

Burdur Ticaret Ve Sanayi Odası’nın Tarihçesi
 
Kuruluş tarihi Konya Vilayeti’ne bağlı olarak “Burdur Sancağı Ticaret ve Sanayi Odası” adı altında 19. Asrın başlarına kadar uzanmaktadır. Odamız her ne kadar Milli Mücadele döneminde faaliyetlerine ara vermek zorunda kalmış ise de, Cumhuriyet’in ilânı ile birlikte 1923 Yılı’ndan itibaren Yönetim Kurulu Başkanı Merhum Şükrü BAYER ve arkadaşlarının özverili çalışmaları neticesinde faaliyetlerine yeniden başlamıştır.
 
12 Mayıs 1971 tarihinde vuku bulan elim deprem sonucunda hasarlı olması nedeniyle onarımına karar verilen binasından deprem çadırlarına taşınan Odamız, Meclis Başkanı Nevzat AKDEMİR, Yönetim Kurulu Başkanı Nurettin BOYACIOĞLU, Meclis ve Yönetim Kurulu Üyeleri ile personelin fedakârca çalışmaları neticesinde bu çadırlarda hizmet vermeye aralıksız devam etmiştir.
 
Oda kurulduğu tarihten buyana sadece üyelerinin menfaatlerini korumakla yetinmeyip, ekonomik gelişime önemli katkılar sağlayacak yatırımları gerçekleştirmeyi de kendisine görev edinmiştir.
 
Bu bağlamda Oda, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin de desteğini alarak Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık, T.C. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı ile diğer yetkili merciler nezdinde yapmış olduğu girişimler ve yoğun çalışmalar neticesinde aşağıda yer alan değerleri Ülkemiz ve İlimiz ekonomisine kazandırmıştır.
 
İlimizdeki örnek binalar arasında gösterilen hizmet binası yapımına 1988 Yılı’nda karar verilmiş,dönemin Meclis Başkanı Mehmet KÜÇÜKKABAK ile Yönetim Kurulu Başkanı Kayhan ERTUĞRUL’un uzun süreli ve yoğun çalışmaları neticesinde ilk olarak 1993 Yılı’nda Burdur Kızılay Derneği’nden arsası satın alınmış,1994 Yılı’ndan itibaren ise Meclis Başkanı Vural KANRICI ile Yönetim Kurulu Başkanı Kayhan ERTUĞRUL’un önderliğinde kurulan Emanet Komisyonu’nun özverili çalışmaları neticesinde binamızın inşasına kısa sürede başlanmış , 1995 Yılı’nda dönemin Meclis Başkanı Vural KANRICI ile Yönetim Kurulu Başkanı Alaaddin İÇOĞLU tarafından inşasına devam edilen bina,1998 Yılı’nda dönemin Meclis Başkanı Osman KISAOĞLU ile Yönetim Kurulu Başkanı Salih DİNÇER tarafından tamamlanarak hizmete açılmıştır.Odamız halen bu binasında hizmet vermeye devam etmektedir.
 
1999 Yılı’nda Meclis Başkanı Osman KISAOĞLU ile Yönetim Kurulu Başkanı Salih DİNÇER döneminde,Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı’nın kurulmasında etkin rol oynayan Odamız,Vakfa kurucu ortak olarak iştirak etmiş ve bölgesel kalkınmanın gerçekleştirilmesi konusunda Burdur-Antalya-Isparta ve Afyonkarahisar İlleri’nin bir güç oluşturarak ortak hareket etmeleri temin edilmiştir.

Tarihçe
 
Burdur İli Neolitik çağa kadar inen zengin tarihi içinde bir çok yerleşmelere sahne olmuştur. Çeşitli kaynaklar ve çevrede görülen arkeolojik kalıntılar bu uzun geçmişin safhalarına işaret eder. Ancak yeterince araştırma ve kazı yapılmadığından, Burdur tarihini hiç değilse ana çizgileri ile saptamak mümkün olmaktadır. İl topraklarının büyük bir kısmı antik PİSİDİA bölgesinin sınırları içindedir.
 
NEOLİTİK ÇAĞ; Burdur Hacılar Köyünde 1958-1960 yıllarında Prof.J.Mellaart tarafından yapılan kazılarda ana toprak üzerine oturmuş ve M.Ö.7 Bine tarihlenen Keramik Neolitik tabaya rastlanılmıştır. Bu yerleşmeden sonra 9-8-7-6 tabakaları içine alan ve M.Ö. 5400 tarihinde bir yangınla sona eren Geç Neolitik yerleşme görülmüştür. Hacılar, Konya Çatalhöyük ile birlikte Anadolu’da bugüne kadar araştırılan yerleşme yerlerinden en eski kültürü içerenlerdendir. Çok uzun süren Paleolitik Çağdan sonra başlayan Neolitik Çağın başlıca özelliği; İnsanların hayvanları evcilleştirmesi, üretici olarak tarım yapması, köyler kurması ve çanak çömlek yapımını öğrenmiş bulunmasıdır. Obsidiyen ve çakmak taşı aletler, tek renkli çeşitli biçimde çanak çömlekler, Anadolu’nun ilk heykelcikleri olarak bilinen Ana İlahe’yi temsil eden pişmiş toprak figürinler ve süs eşyaları Neolitik Çağda Hacılar’ın önemli eserleridir. Burdur’da bu çağa ait araştırılmış başka bir merkez yoksa da civar höyüklerde Hacılar paraleli bazı satıh üstü buluntular ele geçmiştir. İleride yapılacak araştırmalar, büyük bir olasılıkla İlimizdeki diğer Neolitik yerleşme merkezlerini gün ışığına çıkaracaktır.
 
KALKOLİTİK ÇAĞ; Bu çağın başlıca özelliği taş, kemik ve ağaç aletlerin yanında; Madeninde kullanılmaya başlanmış olmasıdır. Burdur’da Kalkolitik yerleşmeye sahne olduğu saptanan bir çok höyük bulunmaktadır. Bunların en önemlileri Hacılar, Kuruçay, Gebrem ve Burdur Höyükleridir. Çanak çömlek ve bundan önceki çağda olduğu gibi elde yapılmıştır. Ancak Hacılar, çağdaşlarının çok ötesinde bir teknikle ve güzellikle yaptığı çanak çömleğiyle, Dünya Arkeoloji Literatüründe haklı bir üne sahiptir. Kaplar krem zemin üzerine kırmızı, kahverengi ve geometrik motiflerle süslenmiştir.
 
ESKİ TUNÇ ÇAĞI; Anadolu’da M.Ö. 3 binin başından itibaren çeşitli madenlerden bol miktarda eser yapılmaya başlanmıştır. Bakır, kurşun, kalay, gümüş, altın, tunç ve elektrondan çeşitli eserler oluşturulmuştur. İlimizde bu çağa ait yerleşmelere sahne olmuş çok sayıda höyük vardır. Bunlar arasında; Yazıköy, Yarıköy, Çamur Höyük, Hasanpaşa, Harmankaya höyükleri sayılabilir. Çanak çömlek yapımında bölgesel ayrılıklar bulunmasına karşın bütün bölgeler arasındaki kültür ilişkilerini gösteren izler görülür. Kaplar yine elde yapılmış ve cilalıdır. Ancak çağın sonunda geometrik, süslü boyalı, çanak çömlek yapımına başlanmıştır.
 
TARİH ÇAĞLARI; M.Ö. 2 binin başlarında Anadolu çok zengin ve bayındır ülkelerden biriydi. Anadolu’nun bu zenginliğini öğrenen Mezapotamyalılar Asur Devletinin öncülüğünde Anadolu ile ticari ilişkilere girmişler ve böylelikle yazının bu ülkede tanınıp kullanılmasına yol açarak Anadolu’nun tarih çağına girmesine neden olmuşlardır. M.Ö. 17. yüzyıla kadar uzanan ve Asur Ticaret Kolonileri Çağı adıyla anılan bu devrede Burdur Tarihi oldukça karanlıktır. Ancak, son yıllarda Düğer köyünde ve Yarışlı Gölü kıyılarında bulunan eserlerin bu çağa ait oluşu İlimiz tarihinin karanlık bir yönünü aydınlatması bakımından önem taşımaktadır.
 
M.Ö.17. yüzyıldan sonra Anadolu’da Eski Hitit Çağı başlar. Bu çağlarda Pisidia, Pamphylia ve Likya bölgelerinde Arzava Krallığı hüküm sürmektedir. Hitit metinlerinden öğrenilen ve sayıca az olan bazı Arzava şehirlerinin yerlerini saptamak için şehirlere isim benzemesinden başka delil elde edemiyoruz. Örneğin; Kuwalapassa’nın Kolbasa (Kestel), Arzava Prenslerinin ikametgahları olan Sallapaşa’nın Sagalassus biçiminde devam ettiği düşünülmektedir. Arzava Krallığı, Hititler için her zaman bir düşman olmuştur. Bir Hitit metninde; ?Aşağı memleketten Arzavalı Düşman geldi ve Hitit Yurdunu tahrip etti? denilmektedir. Mısır’da ele geçen bazı belgelerde Arzava Kralı Lablayaş’ın Mısır Kralı III. Amenophis’in haremine kız gönderdiği ve kralında buna karşı birçok değerli hediyeler yolladığı kaydedilmektedir.
 
Buradan Arzava’nın önemli ve geniş bir ülke olduğunu anlıyoruz. Ancak Arzava Krallığının etkisi Hitit İmparatoru II.Murşil’in Arzava Kralı Uhhaluiş’i mağlup etmesiyle son bulmuştur. Ege’den gelen ve göç dalgalarıyla yıkılan Hitit İmparatorluğuyla birlikte Arzava Krallığı hakkındaki bilgi de bitmektedir.
 
M.Ö.1180-750 tarihleri arasında Anadolu’da Karanlık Çağ başlar. Bu zamana ait bilgiler yetersiz ve yüzeyseldir.
 
M.Ö.1200 yıllarında Ege üzerinden gelen kavimler Hitit Devletini yıkmışlar ve Anadolu’da yerleşmişlerdir. Asur kaynaklarında Muşki adıyla görülan bu kavmin Frigler olduğu kabul edilmektedir. Frig Devleti kısa zamanda gelişerek Pisidialıları da hakimiyetine aldı. Yakın zamana kadar Burdur İlinde bir Frig merkezi yoktu. Ancak, son yıllarda Düğer Köyünde ortaya çıkarılarak antika kaçakçıları tarafından talan edilen mabedin bir Frig eseri olması olasıdır. Yine bu çevrede bulunan ve Burdur Müzesinde teşhir edilen Frig çağı çanak çömlek bu fikri doğrulamaktadır.
 
M.Ö.7. y.y’da Frig Devleti ile birlikte bölgemiz de Lidya egemenliğine girmiştir. Bu egemenlik M.Ö.546 tarihinde Lidya Kralı Krezüs’ün Pers Kralı Kurus’a yenilmesine kadar devam eder. Böylece Pisidia’da çok uzun süren bir Pers hakimiyeti başlamış olur. Ancak Persler’in Pisidialılar üzerinde bariz bir etkisi olmamıştır.
 
Genç Makedonya Kralı İskender’in M.Ö.334 yılında büyük ordusuyla birlikte Çanakkale üzerinden Anadolu’ya geçtiği görülür. Önüne çıkan bütün kuvvetleri ezen İskender; Likya, Karya ve Pamphylia’yı zaptederek, Kestros (Aksu) vadisinden PİSİDİA üzerine yürüdü. Zorlu savaşlardan sonra bölgenin önemli şehirlerinden olan Sagalassus ve Kremna’yı aldı. (M.Ö.333)
 
Bir süre sonra İskender’in Doğu zaferinde ölmesiyle İmparatorluk, generalleri arasında bölüşüldü. Anadolu Antigonas’a kaldı. Selefkos Hanedanı’nın kurduğu Asya İmparatorluğu’nun en büyük rakibi Antigonas idi. Ancak M.Ö. 301 tarihinde onun da Selefkos Nikator’la İpsos savaşında yenilmesiyle Pisidia Selefkosların eline geçti. Selefkoslardan sonra bölge M.Ö.228 tarihinde Bergama krallığına ve M.Ö.64 tarihinde bu krallığın yıkılmasıyla Roma hakimiyetine geçmiştir. Anadolu ve Pisidia bir çok Roma generali ve diktatörü arasında el değiştirdiği için sürekli bir yöneticiden uzak kalmış, birlik kurulamamıştır.
 
M.Ö.36 tarihinde Brütüs ve Kassius’un Galatia yardımcı ordusu kumandanı Amyntas, Antonius’un tarafına geçince Galatia ve Pisidia’nın kralı olmuştur. Oktavia’da Aktium savaşından önce kendi tarafını seçtiğinden Amyntas’ı ölünceya kadar (M.Ö.25) krallığında bırakmıştır. Ölümünden sonra Kremna (Çamlık), Komama (Ürkütlü) ve Olbasa (Belenli) birer Roma kolonisi haline getirilmiştir.
 
Roma çağında Pisidia’nın her tarafında yoğun bir yerleşme vardır. Bir çok yeni şehir kurulmuş, eski merkezler yeniden onarılmıştır. İlimizde bulunan bütün harabelerin hemen hepsinde bu çağa ilişkin mimari kalıntılar görülmektedir. Bu çağa ait heykeltraşlık eserleri de Burdur Müzesi’nde sergilenmektedir.
 
Roma İmparatorluğu’nun M.S.395 yılında ikiye ayrılmasıyla Pisidia, Bizans İmparatorluğu’nun idaresine geçti. Bizans çağında bölgenin önemli şehirleri yavaş yavaş gerileyerek eski değerlerini kaybetmişlerdir. Sanat yönünden İlimizde bu çağa ait önemli bir eser yoktur. Bizans çağı bölgemizde Türk hakimiyetine, yani 11 y.y.’ın sonlarına kadar sürmüştür.
 
1071 Malazgirt Savaşı’ndan sonra kitleler halinde Anadolu’ya gelen Oğuz ve Türkmen aşiretleri büyük merkezleri ele geçirmiş, Anadolu Selçuklu Devleti kurulmuştur. Türkmen aşiretleri ele geçen şehir ve kasabalara yerleşmeye ve yeni yeni kasaba ve köyler kurmaya başlamışlardır.
 
Anadolu’nun başka bölgelerinde olduğu gibi, 1071-1100 yıllarında Türkmenlerin Kınalı Aşireti doğudan Pisidia’ya gelerek buraya yerleşti.
 
Daha sonra; Konya Selçukluları ve bunların yıkılması ile kurulan Anadolu Beyliklerinden Hamitoğulları idaresine girmiştir. Daha sonra Yıldırım Bayezit Osmanlı Padişahı olunca; Anadolu’ya geçerek bütün beyleri birer birer ezmiş, sonra Hamit İline saldırarak bu beyliğin bütün topraklarını almış ve bu bölgeyi Anadolu Beylerbeyi merkezi olan Kütahya’ya 1391’de bağlamıştır. Bu suretle Hamitoğulları Beyliği ortadan kalkmıştır.
 
Osmanlı Devleti 1914’de başlayan 1.Dünya Savaşı sonunda yenilmiş, 1918 Mondros Mütarekesinden sonra da varlığı ortadan kalkmıştır.
 
BURDUR’ UN KUVA-YI MİLLİYE’YE KATKISI
 
Mondros Mütarekesinin ilk günlerinde, 57.Tümen’in önemli bir topçu ve piyade cephaneliği Antalya’nın Bademağacı Köyünde bulunmaktadır. İtalyanlar’ın Burdur’a doğru ilerleyeceği anlaşılınca, 57.Tümen Komutanı Albay Şefik Bey (Aker) 07.04.1919’da Bademağacı’na giderek cephaneliği boşalttırmıştır. Buradaki silah ve cephane, daha içerilere, Burdur’un Çeltikçi Köyüne götürülmüştür. Bu silahlardan, Nazilli cephesindeki direniş sırasında ve daha sonraki savaşlarda çok yararlanılmıştır.Burdur’lu Kuva-yi Milliyeciler’in, Demirci Mehmet Efe’nin, Yunanlılar’a karşı Nazilli cephesinde çarpışmalarında büyük yardımları olmuştur. Cepheye çok sayıda gönüllünün yanı sıra, silah, cephane, yiyecek ve giyecek göndermişlerdir. Nazilli cephesinde 400’e yakın Burdur’lu gönüllü hayatını kaybetmiştir. Burdur Kuva-yı Milliye teşkilatı çalışmalarını uzun süre bağımsız yürüttüyse de, Sivas Kongresi’nden sonra Anadolu ve Rumeli Müdafa-i Hukuk Cemiyeti’ne bağlanmıştır. 1920’de toplanan Büyük Millet Meclisi’ne Burdur’dan ünlü kişiler katılmıştır. Bu milletvekillerinin en ünlüsü; İstiklal Marşı’nın Şairi Mehmet Akif ERSOY’dur.

Arazi Varlığı ve Dağılımı
 
İlimiz toplam arazi varlığı 713.500 hektardır. İlin arazi varlığı dağılımı Tablo 8 ve Şekillerde gösterilmiştir. Tablonun incelenmesinden de anlaşılacağı gibi tarım arazisi olarak ilin toplam arazisinin ancak % 29.41’i kullanılabilmektedir.
Tablo 8: Arazi Varlığı Dağılımı
NİTELİK ALAN (ha) ORANI (%)
ORMAN ALANI 325.601 45.63
TARIM ARAZİSİ 209.828 29.41
TARIMA ELVERİŞSİZ ALAN 139.500 19.55
SU SATIHLARI 29.693 4.16
ÇAYIR MER’A* 8.878 1.25
TOPLAM 713.500 100.0

Burdur’un en iyi yerel haber sitesi www.burdurweb.com’dur. Ayrıca burdurweb.com 2014 yılında Türkiyen’nin en iyi yerel sitesi ödülünü kazanmıştır.

Burdurweb.com; doğru, dürüst ve tarafsız haberciliği benimsemiş ve haberleriyle bu gerçeği yansıtmaktadır.
 
BURDURWEB.COM;
 
www.burdurweb.com, Burdur yerel haber sitesi.

Burdur’un en iyi yerel haber sitesi www.burdurweb.com’dur. Ayrıca burdurweb.com 2014 yılında Türkiyen’nin en iyi yerel sitesi ödülünü kazanmıştır.